Merhaba, 23 Ocak`tan bu yana Boston`dayiz.
Buraya, USA`da kaldigimiz süre boyunca dikkatimi çeken, bir vesile ile hatirladigim veya aklima gelen seyleri yazacagim. Dostlarim arkadaslarim için. 9 Nisan 2005 Memlekette bayrak yakma ve onlari elestirenleri özgürlükler baglaminda elestirme sürecinde, elime bir almanak geçti. Çok faydali oldugu açikça görülen bilgilerin yaninda
?hayatin bir süreç oldugunu algilamayi
kolaylastiran? seyler de var içinde. Söyle mesela: Harold Wilson: 1964-70 Edward Heath: 1970-74 Harold Wilson: 1974-76 James Callaghan: 1976-79 Margareth Thatcher: 1979-90 John Major: 1990-97 Tony Blair: 1997- Fransa`ya iliskin: 1959 De Gaulle 1969 Pompidou 1974 Giscard d`Estaing 1981 Mitterrand 1995 Chirac Su da Almanya`dan: Konrad Adenauer: 1949-63 Willy Brandt: 1969-74 Helmut Schmidt: 1974-82 Helmut Kohl: 1982-98 Gerhard Schröder: 1998- 6,5 milyon bile olmayan Massachussets`in 2003 yili üretimi
288 milyar dolar. Adam basina 40 bin $. 12,5 milyon nüfuslu Illinois, 475,5 milyar dolarlik hasila
yapmis 2003`te. Adam basina 34 bin $. Delawera 817 bin nüfusuyla 40 milyar dolarlik hasila
yaratmis. Adam basina 33 bin $. Ohio`nun nüfusu 11,5 milyon; 2003 hasilasi 374 milyar dolar.
Adam basina 30 bin $. Laf ebeligi daha çok onlarin hakki gibi görünüyor. -*- Çinli bir adamin
evinde oturuyoruz. Kendisi Texas`ta göz
doktoru. Evde olabildigince Çin
var. Duvardaki resmin
adi The Great Wall Of
China Haftada bir su
vermemizi istedigi çiçekler Çin`den Çekmeceleri Çin
ilaçlariyla dolu Aydinlatma
unsurlarinin hepsi, Çinlilerin tipik sapkalarina
benziyor Penceremiz aci bir
yesille boyali Sandalyemiz
kirmizi. Plastikten
Kahverengi
Sembolik bir Çin çayi
servis tepsisi var -Her ne
demekse- Sirtinda bos küfesiyle
Çayniz bir adam,
fincana isiyor. Demligin üzerinde
Çayniz birseyler yazili. Demir gibi agir baska
bir bibloda Çok vahsi bakan bir
kartal Iki yavrusunu beslemek
üzere yuvasina konmus. Biblonun
mekanizmasiyla oynayinca Kartal
Kanatlarini çirparak
yavrularina egiliyor Yavrular da yukari,
annelerine dogru uzaniyor... Adami hiç görmedik.
Köküne bu denli sahip
çikan, Aslini unutmamaya bu
denli kararli Bu adama gipta
ediyorum. Günün birinde Çin
Bu kumastan
insanlariyla 1 numara olacak Diye düsünüyorum.
-*- Public Garden`da 20
küsur heykel var Hemen hepsi, USA`ya
bir sekilde emegi geçmis kisiler. Heykellerin altinda
Kimin ne zaman
yaptirdigina iliskin notlar da yazili. Her seferinde yanindan
geçmeyi is edindigim bir heykel Ötekilerinden bambaska
bir üslup ve karakterde Yakin zaman isi,
besbelli: Ellerinde gökyüzüne
çevrili mizraklariyla Atlarin üzerinde
Çakili gibi dimdik
oturan savasçilar. Kazanmislar veya
kaybetmisler Yansittiklari donuk
yorgunluktan pek anlasilmiyor; -Mizraklarin dik
durmasi, yenilgiye bir gönderme degil en
azindan- Mutsuzlar Ve besbelli ki
kabullenemiyorlar. Ama daha önemlisi
Atlar: Kalabalik
sayilabilecek bu heykelde Hareket namina sadece
atlarin boyunlari var, Yere paralel
-Hayati kabullenir ve
kutsarmis gibi- Uzanmis
baslar. Demirden bu heykel
bana çok sey söylüyor Ama
ne Bilmiyorum. -*- Anahtar deliginden üst kati
görmek mümkün degil, Biliyorum.
Ama benimki de bir anlama çabasi
sadece, Her seyi açiklamak gibi bir
iddiam yok. Son söyleyecegimi önce
söyleyeyim: Bence Amerikalinin
gücü Kendi ihtiyacini kendisinin
karsilamasindan geliyor Kimseye eyvallahi yok:
Çalisiyor, üretiyor, kazaniyor,
yiyor, içiyor, büyüyor, çalisiyor, üretiyor ilh...
Amerikalinin gücü,
Amerikanin gücü
müdür? Power halki yaratmadigina göre,
Böyle düsünmek yanlis sayilmaz,
Yönetimin bu gücü dogru kullanip kullanmadigi ayri bir
tartisma konusu... Geldigimizden beri devam
ettigine tanik oldugumuz Bir otoyol insaati
var Her kademe insanin kilik
kiyafeti ayri renk Sabahin besbuçugundan itibaren
çalisma basliyor Makinalarin üzerindeki
Grove, Gradall, Terex isimlerini
buraya gelinceye kadar görmemistim Kendisinden baska seyle
ilgilenmeyen bir toplum diye, ABD`ye yönelik elestirileri kimi
zaman cahillige kadar uzatanlar var. Belki de haklilar.
Kendileri
söylüyor: 3 dil konusana 3
dilli 2 dil konusana 2
dilli 1 dil konusana Amerikali
denirmis. Ama, bu insanlarin
Neden Dünyanin öteki kismiyla
ilgilenmek mecburiyeti olsun! Her yerde oldugu gibi burada da
insanlar Günü ve gerçegi yasiyor.
Kendini, ihtiyaçlarini,
sorunlarini, çocuklarini, yarini, sagligini Bugdayini, etini, tavugunu,
gazini vs düsünüyor Bunlarla
ilgili. Dünyanin en güçlü devletinin
vatandasi olmanin rahatligi da cabasi... Türkiye`de isi gücü yolunda
insanlarin Dünya ile ne kadar ilgili
olduklarini merak ediyorum... Insanlik için, insanliga katki Kategorisinden çabalar zaten
tabiati icabi Kitlesel
olamaz O kadarcik bireysel çaba ABD`de
de olsa gerek... Her neyse,
Sorunum Amerikaliyi onaylamak veya
yüceltmek degil Sadece Çalisiyor ve
üretiyorlar Demeye
çalisiyorum: Dünyanin gidisatini takip edip
hayaller kurmak Veya kara gelecekler tasarlamak
yerine Çözüm buluyor ve is
yapiyorlar. Hayatlarini kendilerine göre
kurup gelistirmisler: Evdeki firindan, yolda yürüyen
kamyona, Kapi mentesesinden oturduklari
binaya kadar... Ve her sey, bizim ölçülerimize
göre, büyük; Bazen çok büyük.
Amerikayi anlama çabasinda,
Halkin kullandigi araçlar da bir
ip ucu olabilir, gibime geliyor. Umberto Eco ile ilgili bir
yazida okumustum. Bu minvalde birseyler söylerken,
Amerikayi karakterize eden
seylerden birinin more sözcügü -Türkçesiyle daha- Olduguna dikkati çekiyordu.
Belki o çerçeve içine
sokulabilir benim gözlemim de: Sadece Boston örneginden söz
edecegim ama, bu, sonuçta Amerikalinin günlük
yasami oldugu için, ülkenin her yerinde geçerli.
O yüzden, bundan sonra
Amerika Demekte vahim bir yanlis
görmüyorum. 275 dairelik bir binanin 17.
katinda oturuyoruz. Iki tarafina kontraplak çakilmis gibi duran kapimizi
En az bir karislik iki mentese tutuyor.
Iki menteseye 16 vida vurmuslar. Mutfagimizda bir firinli ocak
var, burada OVEN deniyor 70*75*125
ebadinda Ankara`daki bizim firinin iki
misli. Aslinda burada kritik bir nokta
var; burada ölçüler
degisik. En küçük uzunluk ölçüsüne inç
diyorlar mesela, bizim 2.5 santimimiz. Daha uzun mesafeleri mil ile
ölçüyorlar, 1 mil, 1600 metre. Benzini veya suyu galonla
aliyorlar; 1 galon, 3,8 litre. Geçerken söyleyeyim,
Benzinin galonu 2.3 dolar
civarinda. Türkiyede ayni miktar ?ve
sulusuna- 8.5 lira veriyorduk. Benzinin ucuzlugunun da
rolü olsa gerek,
Burada arabalar da çok büyük.
En son, bir kamyon sasesine
oturtulmus bir cip gördüm, Iki tane Hummer`i içine alacak hacimdeydi.
6 litre hacimli 600 beygirlik
binek arabalar var. Amerikan arabasinin
karakteristigi, büyük olusu. Japonlar, Koreliler de
Amerikaliya göre büyütmüsler modellerini. Israr ettikleri bir iki küçük
modelleri var ama, Herhalde onlari Amerikaliyi
hedefleyerek tasarlamadilar... Özellikle yeni binalar,
Neredeyse hipodrom genisliginde
bir yüzeye oturuyor Altindan yol geçmesi,
alisilmadik bir sey degil. Dünyanin en yüksek 10 binasi
arasinda bir tane USA binasi yok Ama bugün itibariyle
50 katin üzerinde en az 212
binalari var. Buradaki büyük yönelimi hayatin her yanina
yansimis: Dünyanin en obez insanlari
mutlaka Amerika`dadir. Dünyada 4-5 X`li giyecekler
herhalde sadece Amerika pazari için üretiliyordur Coca Cola sisesinin klasik kadin
vücudu formunu birakip Bugünkü mermi formuna geçmesinde
Herhalde sadece teknik
imkanlarin gelismesi etkili olmadi... Kitapçilar bambaska bir
gerçeklik... Simdilik kisa izlenimlerim
böyle. Bu izlenimlerden nasil bir sonuç
çikar... Aslinda teorik olarak
bile, Iki okyanus arasina sikismis orta boy bir devletin
Dünyaya nizamat vermesini
Ben anlasilir bulmuyorum.
Dünya II. Dünya Savasi`ndan bugüne
Arizî bir dönem yasiyor. ABD, Teorik olarak bile, Olsa olsa 1800`lerin baslarinda Baskan
Monroe`nun Ileri sürdügü, Amerika Amerikalilarindir Cümlesine sarilabilir... Bu ayri bir tartisma konusu. Bir düzeltme hareketi Kaçinilmaz... Asya`da olup bitenler çok
önemli. Dünya herhalde yeniden renklenecek,
Yeniden çiçeklenecek Yeni kokular saracak etrafi Ve Amerikalilar da bir yabanci dil ögrenme
mecburiyeti hissedecek. -*- Burada en çok duydugum bir laf -Laftan öte apaçik bir anlayis
tabii- Don`t give up! Try again... Vazgeçme! Yeniden dene... -*- Metronun Kilisenin yanindaki Arlington çikisinda
Siyahi bir genç Zaman zaman Bir teneke, kirik dökük bir iki plastik kap ve iki
çubukla Birkaç kurus karsiliginda Nefis bir gösteri yapiyor Dün yine rastladim Millet dikilmis Üstü basi dökülen bu sefil gencin
Dogaçlama bateri solosunu
izliyordu. Bir is yapmak Yetenegiyle dünyayi
zenginlestirmek Yapabilecegini yapmak Ve kimseye eyvallah etmeden kendi potansiyeliyle
yasamak için Hiç mizirdanmiyor -Ama hemen o civarda en az bes dilenci var, ayri
mesele- Mutlaka Çok seçme orkestralarda çalacak Dünyanin parasini kazanacak kadar
Belki daha bile yetenekli -Tam bir yaban çiçegi belki de- Yol üstünde birkaç cente çalmak bilinçli bir seçim
mi Yoksa söhret yolunda bir deneme
mi, Yoksa hayatin burun sürtme operasyonlarindan biri
mi... Hangisiyse, Ama yetenegini sergilemek için Pahali, gözalici enstrümanlara ihtiyaci
yok. 4-5 yil önce Kadiköy Iskelesinde de Yalinayak, pislik içinde 3-4 yaslarinda bir bidilik
vardi. Boya kutusunu küçücük bacaklari arasina
alir Harika sesler çikartirdi Simdilerde 7-8 yaslarinda bir tinerci
degilse Parlak bir gelecege dogru yürüyor
olmali. Bunlara karsilik Birini taniyorum Ingilizce çalisiyor kendi
hesabinca Almadigi kitap sözlük kaset teyp vs
kalmadi Hâlâ tik yok. -*- Ingilizce Milletin
Türkçesi dari -*- Çocuk
metronun Kilisenin yanindaki
Arlington çikisinda degil, Copley Square
çikisinda çaliyor. Copley de
Krallarin Ressami
Rahmi Pehlivanli gibi bir adammis... Elinde paletiyle
heykelini dikmisler Public Library`nin tören kapisinin
açigina -*- Boston Garden ve
Public Garden bitisik Bir hipodrom
kadarlar Boston Garden
1600`lerden beri var Amerikali
direnisçilerin -Çelik Blekler, Kaptan
Swingler- Kurdugu
Ingilizlere karsi
savasacak düzenli ordulari burada talim etmis Öteki 1837`de
açilmis. 10 gün öncesine kadar
kar kapliydi Bir iki gün günes
çiktiginda Sincaplar hemen
ortaliga yayiliyordu Sincaplar bir ömür
Hakikaten Acelelerinden insan
yolunu sasiriyor. Burada basibos hayvan
namina bir tek onlar var -Geçende, tam da benim
yolumun üstünde birini araba ezmis, her nasil bir acelesi vardiysa
hayvanin- Bir de yaban kazlari
ve ördekler Havuzlar ve kiyilari
onlarin. Parklara iliskin asil
söylemek istedigim Agaçlar: Çogunun üstünde
künyesi var Ve kim ne derse
desin Her biri bir sanat
eseri. Sureta uzayip gitmis
bir tane agaç yok. O kadar
ki, Parkta Yüzüklerin
Efendisi`ndeki Yürüyen agaçlari
gördüm Olay tamamen
Tolkien`in muhayyilesi degil yani Onlar
var. Is sonuçta yine insana
geliyor: Bugünden,
degerlerinden, olanaklarindan uzaklasip Sunca yil geri
gittiginde Parktaki agaçlarin
heykel olmasini düsünen ve yapan adamlar çikiyor karsina.
-*- Hafta
sonunda New Hampshire`a bagli
Nashua`ya gittik. Evden 150 metre uzakta
oldugunu Karisi Meksikali,
kocasi Irlandali 10. kat komsumuzdan yeni
ögrendigim Metro istasyonundan
trene bindik. Adi Tangir tungur bir
makinaydi. Vaad ettigi gibi
43 dakikada bizi
Lowell`a atti. Bir zaman bekledikten
sonra Ankarali hemsehrimiz
geldi Önce sehri de
kesfedelim diye turladik Nashua`da. 20-25 yil kadar
önce Yönetim Sehre Kamboçyalilari
davet etmis, Üste para
vermis. Sonra ev fiyatlari
düsmüs ve sehir bosalmis. Sonra banliyösüne
yöneldik: Bize göre 6 seritli
sayilabilecek 4 seritli bu yolda Kendimi Clio ile
Istanbul`a gidiyormus gibi -Veya dönüyormus gibi-
Hissettim.
Sessizlik, günes,
hafif rüzgar, agaçlar, otlar, ara sira bir iki
otomobil... Dostumuz
Elektronik
mühendisi Muhterem zevcesi
müstafi eczaci Çalismak yerine iki
çocuguyla ilgilenmeyi seçmis. Kullanim alani bana
1500 metrekare gibi gelen Bahçe
içinde Üç katli
Nefis bir evde
oturuyorlar. Biri Toyota cip olmak
üzere Iki arabalari ve
askida çok sayida bisikletleri var. Kendi mutfagimizdan
seçilmis nefis yemekler yedik. Bizdeki yoz moda
ismiyle Barbekü, yapti.
Türkçesi mangal.
Bir
ara Evinin bahçesiyle
mesgul hayli uzaktaki komsusunu gösterip Bu adamin bundan
sonraki hayali Herhalde,
Çocugunu dünyaya katki
yapacak bir kültür sanat adami yapmaktir Dedim.
Yok, dedi.
Onun
hayali Florida`da bir ev daha
almak, Bir tekne
almak, Bahçesi için bir motor
almak Ve
mümkünse Buradan daha
sessiz Baska bir evin
bulunmadigi Baska yerde baska bir
ev daha almak... Orta sinif bir yer
burasi, dedi. Eve döndügümüzde
Boston`daki en farkli
günümüzü geçirdigimizi konustuk. -*- Basarisizligin
hayattaki savrulmalarin veya yanlis tercihlerin bedeli oldugu ve bu bedelin de
bizatihi, öncekilerle karsilastirilamayacak derinlikte ve türlü çesitli
sekillerde ödenen bir bedeli olduguna iliskin bir konusmaya kulak
misafiri oldum. Karismadim.
Yürüdüm gittim.
-*- Zevcem Yürüyen agaçlarda
yönetmen ve teknik ekibin rolü hiç kadar mi Dedi. -*- Eskiden
beri Psikanalizin Hiristiyanlarin günah
çikarmalarindan türetildigine inanirim Bu konuda bir sey
okumadim. -Bilgisi olmadan fikir
yürütenlerdenim, evet- Bu yöntemin Türk
toplumuna uygulanamayacagina iliskin bir kestirmem
var. Batili,
Bu
yöntemle Insanlarin içindeki
günah duygusunu açiga çikariyor, havaya karistirip uçuruyor.
Bu yöntem
Hiristiyanliktan devsirme ise Islamiyette de buna
benzer bir açilim olmali Diye düsünüyordum.
Fleet Center`a dogru
yürürken dünya isidi: Islamiyette de seyhler
ve mürsitler vardi. Vicdanla, günahla
ilgili sorunu olanlar Bir seyhin veya
mürsidin kapisini çaliyordu. Hatta denebilir
ki Tasavvuf tamamen
psikolojik bir süreçtir Çünkü
tasavvuf Herhangi insanlarin
arayip da buldugu bir kapi degil Bazi insanlarin
aradigi Ve
buldugu Ve kapilandigi
Bir süreç, bir
yol... Kapilandigi
Tâbirini bilerek
yazdim. Hiristiyanlik dininde
de Mezhepler
disinda Bizim bildigimiz
türden tarikatlar var mi bilmiyorum Ama Islamiyetle
Hiristiyanlik arasindaki eylemli farklardan biri de
burada: Hiristiyanlar günah
duygusunu açiga çikariyor ve uçuruyor Artik yok,
Diyor. Bugün bu yoldan, ruh
doktorlari para kazaniyor. Islamiyette
ise Bugünün doktoru yerine
koyabilecegimiz seyhler ve mürsitler Sorunu açiga
çikarmiyor, Öteki gibi,
Yok Demiyor Kendi iktidarina
dönüstürüyor, Hastalari
Kendilerine
-En genel
anlamda- Asker yapiyor.
Dogrusu, yapiyor mu,
oluyorlar mi, ayrica arastirilabilir. -Ama kabul etmeli ki,
tâbi olan, kapiyi çalandir, açan degil- Bu yaklasimi
dogrulayan birkaç örnegim var. Adamlar Filanca hocayla
tanistiktan sonra Dogru yolu
buldular Kimi alkolü
birakti Kimi çalisiyor ve
artik karisini dövmüyor Kimi de serseriligi
birakti, adam oldu. Ama hepsi hoca
efendilerini öpüp baslarina koyuyorlar. Peki
ya Küçük Hüseyin Efendi
ile Üzeyir Garih bagi? -*- Yamyam veya düsman çok
uzakta, tanimadigin bir yerde meçhul biri
degil Çogunlukla konusma
mesafesinde Yeni
aydim. -*- Boston`daki ikinci el
otomobil piyasasi hakkinda meraklisinin bilgisi olsun
diye: 1995 Nissan Pathfinder
SE 4 DR: 3.495 $ 1998 Volkswagen Golf
GTI VR6 Hatchback 2DR: 5.995 $ 1996 Pontiac Grand Am
GT Sedan: 2.450 $ 1992 Jeep Cherokee
Classic Sport Utility 4Dr: 7.995 $ 1998 Jeep Grand
Cherokee Laredo Sport Utility 4Dr: 5.995 $ 2001 Volkswagen New
Beetle GLS Hatchback 2Dr: 11.777 $ 2002 Chrysler PT
Cruiser Touring 4Dr: 8.995 $ 2001 Porsche Boxster
Cabriolet 2Dr: 24.999 $ Parasi olana çok daha
iyileri var tabii. -*- Yesil basli gövel ördegin Türkiye`de sadece adi
var Boston`daki parktan
bakinca açik seçik görünüyor Sanki hepsi oralari
birakip buraya gelmis Bir sahip çikan
olmamis oralarda. -*- Resim gibi duran yolu
bir tören bile yapmadan kullanmaya
basladilar Hayret
yani -*- Kosup duran milletin
ne kadarinin Boston Maratonuna
hazirlandigini Maratondan sonra
ölçecegim Bakalim halk
Sihhat için mi
kosuyormus Yarisma için mi... -*- Geçen gün gözümün
önüne sasi bir kedi geldi Onu türlü çesitli
sekillerde düsündüm Oradan, hep Tanju`nun
koltugunda yayilan Orhan Abi`ye siçradik -Ilgilenemiyorum diye
Tanju yol vermis kedisine- Çok güldük.
Sasi bir
kedi... Sartre gibi bakan bir kedi... Köpek de olabilir, hatta sasi bir aslan veya fare veya bir kurt veya ayi. Var midir
hakikaten? -*- Sari çami kizilindan,
meseyi gürgenden Seftaliyi elmadan ve
dahi kirazi kayisidan ayirt edemeyiz Kimse garipsemez
bunu Bizim
normalimizdir. Eksigiyle, noksaniyla
sisinen bizden baska bir millet yoktur yeryüzünde diye yazmisti
Hilmi Yavuz baska bir
baglamda. Bu ayip yakamiza ne
zaman yapismis, Böyle olunca köylü
degil sehirli oldugumuzu mu saniyoruz Dogrusu çok tahrik
edici bir mesele... Elin
-Yüzüklerin
Efendisi`nde, savastan kaçarken de görülen- I ki insanin ancak kucaklayabilecegi kuturdaki agaçlariniYolun
üstünde Her gün gelip geçerken
görünce, Hele bir de
Yepyeni bir hayati
müjdeler gibi Yetiskin bir insan eli
kadar çiçek açmislarsa -Uçuk pembeli Saucer
Magnolia ve uçuk sarili Star Magnolia- Silah zoru
yok Ama merak sariyor
insani. Birkaçini not
ettim. Public Garden`dan
Oralardaki,
Adi sani anilmayan
türlü çesitli agaca Binlerce selam
olsun: Ulmus Glabra Scotch
Elm Aesculus Hippocastanum
Western
Catalpa Sophora Japonica
(China ? Japan) Acer Saccharum Sugar
Mapple Acer Platanoides
Norway Mapple Tilie Europea European
Linden Western Catalpa
Catalpa Speciosa Green Ash Fraxinus
Pensylvanica Oleceae Cherry Prunus
Rosaceae Dutch Elm Ulmus
Hollandica Ulmaceae Salix Elegantissima
Thurlow Weeping Willow (Japan) Ulmus Americana
White Oak Quercus Alba
Fagaceae Katsura Cercidiphyllum
Japonicum Cercidiphyllaceae Red Oak Quercus Rubra
Fagaceae Fagus Sylvatica
Pendula Weeping Beech Pin Oak Quercus
Palustris Fagaceae Sophora Japonica
Pendula Leguminosae Ulmus Thomasi Rock
Elm (Bir sincap agacin
dibinde dineldi beni gözledi gidinceye kadar) Quercus Robur English
Oak Ginko Biloba Maiden
Hair Tree (China) Fagus Sylvatica
European Beech Tilia Cordata
Littleleaf Linden Sequoiadendron
Giganteum Picea Abies Norway
Spruce Tea Crab Malus
Hupehensis Rosaceae -*- Maratonun yapilmis
olmasi Bostonlularin yarismak
için kosmadiklarini göstermez! Elbette
kosacaklar Seneye bir daha
var -*- Parkta biraz kitap
okudum Kizlar serilmis
çimlerin üstüne Üstbas fora
edilmis Günesleniyorlardi
Oguz Aral`in Korna
Kamil`iyle Utanmaz Adam`i geldi aklima Burada olsalar ne
yaparlardi... Yoksa, o devirler
geçti mi... Alistik mi artik
çiplakliga, Kizlarla oglanlarin
yollarda öpüsmelerine... Ne var yani, diyor
muyuz bozuk çalana, Ahlak sukut etti
diyenlere... Yol
boyunca Dört kisiden selam
aldim selam verdim Biri arabasini
durdurdu, yanima kadar gelip Sir diye baslayak
Sommerville`e nasil
gidebilecegini sordu: Kismetsiz bedevi
fikrasini hatirladiysam da Gülemedim:
Talihsizlik her yerde
talihsizlik... Kabalik her yerde
kabalik Nezaket her yerde
nezaket Merhamet her yerde
ayni Sevgi, sempati ve
hosgörü her yerde ayni Sevimsizlik, nefret ve
kin keza. Ankara Istanbul veya
Boston... [«] « Geri | 1 | 2 3 4 5 6 7 8 9 10 | İleri » [»] Toplam Yazı Sayısı : 235 1 ila 10 arasındaki yazılar gösteriliyor.
|
|